Sen Değişmek İstemiyorsun. Sadece Sonucun Değişmesini İstiyorsun.

Bu cümle ağır gelebilir.

Ama birçok insanın yıllarca aynı yerde kalmasının nedeni tam olarak budur.

Hayatının değişmesini ister.

Ama hayatını oluşturan şeylere dokunmak istemez.

Çevresi aynı kalsın.

Alışkanlıkları aynı kalsın.

Günlük düzeni aynı kalsın.

İnsanlarla kurduğu ilişkiler aynı kalsın.

Kendine verdiği tavizler aynı kalsın.

Ama sonuç değişsin.

Olmuyor.


İnsan çoğu zaman değişim değil, rahatlama arıyor

Bir problem büyüdüğünde yardım arıyoruz.

Canımız yandığında karar veriyoruz.

Kaybetme korkusu geldiğinde sözler veriyoruz.

Ama ağrı biraz azalınca, verdiğimiz kararların ağırlığı da azalmaya başlıyor.

Çünkü çoğu zaman istediğimiz şey hayatımızı değiştirmek değil.

O anki acının geçmesi.

Acı geçince eski düzen yeniden makul görünmeye başlıyor.

İşte birçok insanın yıllardır yaşadığı döngü bu.

Sorun.

Kriz.

Pişmanlık.

Karar.

Rahatlama.

Ve tekrar aynı hayat.


Bedel ödemeden yeni bir hayat istiyoruz

Değişimin romantik tarafını seviyoruz.

“Yeni bir ben.”

“Yeni bir başlangıç.”

“Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.”

Bunlar güzel cümleler.

Ama kimse yeni hayatın faturasından konuşmak istemiyor.

Çünkü değişim bazı şeyleri kaybetmeyi gerektirir.

Bazı insanlardan uzaklaşmayı.

Bazı ortamlara bir daha dönmemeyi.

Bazı alışkanlıklardan vazgeçmeyi.

Bazen de yıllardır savunduğun kendi hikâyenin yanlış olduğunu kabul etmeyi.

İnsanların çoğu yeni hayat ister.

Ama eski hayatından hiçbir şey kaybetmek istemez.

Asıl çelişki burada.


“Ben böyleyim” dediğin şey gerçekten sen misin?

İnsan kendini anlatırken bazı cümlelere sığınır.

“Benim yapım böyle.”

“Ben özgürlüğüme düşkünüm.”

“Ben kimseye hesap veremem.”

“Ben disiplinli biri değilim.”

Bazen bunlar karakter özelliği değildir.

Yıllardır değiştirmediğimiz davranışlara verdiğimiz isimlerdir.

Çünkü bir davranışı “karakterim” diye tanımladığımız anda, onu değiştirme sorumluluğundan da kurtuluruz.

Artık sorun yaptığımız şey değildir.

“Biz böyleyizdir.”

Ne kadar kullanışlı bir cümle.


Sonuç değişmiyorsa, bir şey hâlâ aynı kalıyordur

İnsan bazen yıllarca farklı yöntemler dener.

Farklı insanlar.

Farklı başlangıçlar.

Farklı sözler.

Ama sonuç hep aynıdır.

O zaman belki de sorulması gereken soru şudur:

Hayatımda değiştirmediğim ne var?

Çünkü bazen sorun denemediğimiz şeylerde değil, bırakmadığımız şeylerdedir.

Hâlâ aynı çevredeysen…

Hâlâ aynı bahaneyi kullanıyorsan…

Hâlâ zorlandığında aynı yere kaçıyorsan…

Sadece takvim değişmiştir.

Hayat değil.


Değişim, kendinle pazarlığın bittiği yerde başlar

Gerçek değişimin çok gösterişli bir başlangıcı yoktur.

Bir noktada insan kendi bahanesini artık satın almamaya başlar.

Kendine anlattığı hikâyeyi duyar ama inanmaz.

“Bugünlük.”

“Son kez.”

“Şartlar düzelsin.”

“Pazartesi başlarım.”

Bir gün bu cümlelerin hepsi anlamını kaybeder.

Çünkü insan sonunda şunu fark eder:

Kendisini yıllardır durduran şeyin karşısında değil…

İçindedir.


Son söz

Hayatının değişmesini istemek kolaydır.

Çünkü bu bir dilektir.

Ama değişmek başka bir şeydir.

Değişmek; bazı kapıları kapatmak, bazı bedelleri ödemek ve eski halinin senden istediği şeylere artık “hayır” diyebilmektir.

O yüzden kendine sadece şunu sorma:

“Hayatımın değişmesini istiyor muyum?”

Asıl soru şu:

“Hayatım değişsin diye, ben gerçekten neyi değiştirmeye razıyım?”

Çünkü aynı insan olarak kalıp farklı bir hayat beklemek…

Umut değildir.

Kendini oyalamaktır.

Yorum yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir