Bağımlılıktan kurtulmaya çalışan birçok insanın fark etmediği bir hayal vardır.
Kendine itiraf etmez ama içinde taşır:
“Bir gün toparlanacağım ve herkes benimle gurur duyacak.”
Bu düşünce ilk bakışta masum görünür.
Ama birçok insanı hayal kırıklığına sürükleyen şeylerden biri budur.
Çünkü hayat öyle çalışmaz.
İnsan yıllarca hata yaptığında, çevresindeki insanlar da yorulur.
Verilen sözler tutulmamıştır.
Defalarca yeniden başlanmıştır.
Defalarca yarıda bırakılmıştır.
Bu yüzden kişi değişmeye başladığında çevresi hemen ikna olmaz.
Hatta bazen hiç tepki vermez.
İşte birçok insanın kırıldığı nokta tam burasıdır.
Kafasında başka bir sahne vardır.
Temiz kalacaktır.
Hayatını toparlayacaktır.
Ve insanlar bunu fark edecektir.
Ama çoğu zaman kimse fark etmez.
Kimse alkışlamaz.
Kimse madalya vermez.
Çünkü insanlar senin verdiğin savaşı değil, yıllardır gördükleri sonucu hatırlar.
Bazıları bu noktada öfkelenir.
“Kimse kıymet bilmiyor.”
“Kimse değiştiğimi görmüyor.”
“Boşuna uğraşıyorum.”
Oysa asıl hata beklentidedir.
Çünkü iyileşme bir gösteri değildir.
Seyircisi yoktur.
Gerçek değişim, kimse bakmazken yapılan şeydir.
Kimsenin tebrik etmediği günlerde devam etmektir.
Kimsenin güvenmediği dönemde dürüst kalmaktır.
Kimsenin fark etmediği küçük adımları atmaktır.
Acı ama gerçek olan şudur:
Bazı insanlar senin değiştiğine ancak yıllar sonra inanacak.
Bazıları hiç inanmayacak.
Bazıları ise eski halini hatırlamaya devam edecek.
Ve bunu değiştiremezsin.
Değişimin amacı insanların fikrini değiştirmek değildir.
Kendi hayatını değiştirmektir.
Çünkü bir gün gelir, alkış beklemeyi bırakırsın.
İşte o gün gerçekten özgürleşmeye başlarsın.
Çünkü artık insanların sana nasıl baktığıyla değil, aynaya baktığında ne gördüğünle ilgileniyorsundur.
